AB-Hindistan STA’sı ile Türkiye için alarm zilleri: Otomotiv sektörü tehdit altında mı?
AB ile Hindistan arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması, Türkiye’nin en büyük ihracat pazarındaki rekabeti kızıştırıyor. Uzmanlar, otomotiv sektöründe 5.5 milyar dolarlık ihracatın risk altında olduğunu belirtiyor.
AHMET TAŞ | ACİL HOST
İSTANBUL, TÜRKİYE — Avrupa Birliği (AB) ve Hindistan arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması (STA), Türkiye’nin en büyük ihracat pazarında dengeleri kökünden değiştirmeye hazırlanıyor. Yıllardır Gümrük Birliği avantajıyla AB pazarında ayrıcalıklı bir konuma sahip olan Türkiye, şimdi 1.42 milyar nüfuslu Hindistan gibi dev bir rakiple aynı şartlarda rekabet etmek zorunda kalacak.
İnovakademi Kurucusu Gökhan Erol, anlaşmanın sadece tekstil sektörünü değil, Türkiye'nin ihracat lokomotifi olan otomotiv yan sanayisini de doğrudan tehdit ettiğini belirterek, "Gümrük kalkanımız iniyor, rekabetin kuralları yeniden yazılıyor" uyarısında bulundu.
"Oyunun kendisi değişti"
Süreci Türkiye ekonomisi için "soğuk duş" etkisi olarak değerlendiren Gökhan Erol, bugüne kadar Türkiye'nin AB pazarında "bizden biri" muamelesi gördüğünü ancak bu dönemin sona erdiğini vurguladı.
Erol, "Bu anlaşma ile AB, Hindistan'a da aynı VIP giriş kartını verdi. Artık rafta yanımızda, işçilik maliyeti bizden çok daha düşük, üretim kapasitesi devasa bir rakip var. Oyunun kuralları değişmedi, oyunun kendisi değişti," ifadelerini kullandı.
5.5 milyar dolarlık otomotiv ihracatı riskte
Kamuoyunda anlaşmanın sadece tekstili etkileyeceği yönünde yanlış bir algı olduğuna dikkat çeken Erol, asıl tehlikenin otomotiv yan sanayisinde olduğunu rakamlarla ortaya koydu.
Türkiye’nin 2024 yılında AB’ye 5.57 milyar dolar değerinde otomotiv yedek parçası sattığını hatırlatan Erol, "Bu bizim kalemiz. Ancak Hindistan, gümrük duvarlarına rağmen şimdiden aynı kalemde 1.71 milyar dolar ihracat yapıyor. Gümrükler sıfırlandığında, aradaki yüzde 10-15’lik maliyet avantajı Hintli üreticinin lehine dönecek. Bir Alman otomotiv devi için yüzde 10 maliyet farkı, tedarikçi değiştirmek için yeterli bir sebeptir," dedi.
İç pazarda "arka kapı" tehlikesi
Tehlikenin sadece ihracatla sınırlı kalmayacağını, iç pazarın da tehdit altına girebileceğini belirten Erol, Gümrük Birliği'nin teknik yapısına işaret etti.
"AB'ye gümrüksüz giren bir Hint malı, 'Serbest Dolaşım' ilkesiyle Türkiye'ye de gümrüksüz girebilecek. Yani Bayrampaşa'daki tekstilci veya Konya'daki parçacı, sadece Almanya'da değil, kendi evinde de Hint mallarıyla rekabet edecek," diyen Erol, Türkiye'nin Hindistan'a mal satarken gümrük ödeyeceğini, ancak onların ödemeyeceğini vurgulayarak bunun sürdürülebilir bir denklem olmadığını kaydetti.
Çıkış yolu: Hız, güven ve dijitalleşme
Türk ihracatçısının Hindistan ile "ucuzluk" yarışına girmemesi gerektiğini savunan Erol, çıkış reçetesini "Hız ve Güven" olarak özetledi.
Erol, "Hindistan'dan gelen bir konteynerin Avrupa'ya ulaşması haftalar sürerken, biz 48-72 saatte teslimat yapabiliyoruz. Avrupalı satın almacıya 'Tedarik zincirini riske atma, yeşil lojistikle malını kapına indireyim' demeliyiz. Bunun için de LinkedIn ve B2B platformlarında dijital markalaşmaya yatırım yapmalıyız," değerlendirmesinde bulundu.
Tepkiniz nedir?
Beğen
0
Beğenme
0
Sevdim
0
Eğlenceli
0
Vay
0
Üzgün
0
Sinirli
0
Yorumlar (0)