Bayraktar: Bebeklerin öldüğü dünyada kimse güvende değil
Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, günümüzü "bebeklerin öldürüldüğü karanlık bir çağ" olarak nitelerken, serveti bir imtihan ve sorumluluk olarak tanımladı.
AHMET TAŞ | ACİL HOST
İSTANBUL, TÜRKİYE — Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarına ve sivil kayıplara işaret ederek, bebek ölümlerinin meşrulaştırıldığı bir dünyayı "karanlık çağ" olarak tanımladı ve "Böyle bir dünyada hiçbirimiz güvende değiliz" mesajını verdi.
Patronlar Dünyası Dergisi’ne verdiği kapsamlı söyleşide Bayraktar, savunma sanayindeki teknik başarıların ötesinde dünyaya bakışını, servet algısını ve Teknofest vizyonunu anlattı.
"Bu çağ karanlık bir çağ"
Röportajın en dikkat çekici bölümlerinden birini, Bayraktar’ın küresel düzene getirdiği ahlaki eleştiri oluşturdu. Bilimin insanlığı yüceltmesi gereken bir dönemde bebek ölümlerinin normalleştirilmesini sert bir dille eleştiren Bayraktar, şu ifadeleri kullandı:
"Bebeklerin bile öldürülebildiği ve bunun meşrulaştırıldığı bir dünyada hiçbirimiz güvende değiliz. Bu çağ karanlık bir çağ. Bilimin insanlığı yüceltmesi gerekirken, bebek ölümlerini normalleştiren bir düzen kuruldu. Bu hepimizin kavgası olması gerekiyor."
Teknolojiyi yalnızca bir güç unsuru olarak değil, bir değerler meselesi olarak yorumlayan Bayraktar, yapay zekânın hem büyük bir buluş hem de büyük bir karanlık potansiyeli taşıdığına dikkat çekti.
Teknofest ve özgüven devrimi
Türkiye’nin teknoloji hamlesi Teknofest’i "sessiz devrim" ve bir "özgüven devrimi" olarak nitelendiren Bayraktar, süreci biyolojik bir metaforla açıkladı. Milyonlarca tohumun atıldığı ve sonucun muazzam olduğu bir sürece işaret eden Bayraktar, Baykar’ın 30 yıllık hikayesindeki kırılma noktasının 2014 yılındaki SİHA atışı olduğunu hatırlattı.
Teknolojinin magazin veya polisiye olaylar kadar kolay gündem olmadığını belirten Bayraktar, buna rağmen Teknofest sayesinde teknolojiyi popülerleştirme konusunda "futbol kadar olmasa da" ciddi bir mesafe katettiklerini ifade etti.
Servet bir imtihan ve sorumluluktur
Türkiye’nin vergi rekortmenleri arasında yer alması ve "zenginlik" kavramına bakışı sorulan Bayraktar, maddi varlığı bir amaç değil, bir "imtihan" olarak gördüğünü belirtti.
Kapitalist sistemin rasyonel insan modeline kapılmamak gerektiğinin altını çizen Bayraktar, servet ve gücü "daha fazla sorumluluk" getiren birer araç olarak tanımladı. Onun dünyasında inanç, umut, dostluk ve ahlak gibi değerlerin maddi karşılıkların üzerinde durduğu görüldü.
Her kesimden takdir topluyor
Siyasi kutuplaşmaların yoğun olduğu bir dönemde dahi muhalif kesimlerin sempatisini kazanmasıyla ilgili soruya "Her kesimden yol arkadaşımız oldu" yanıtını veren Bayraktar, kurum kültürlerinde ayrımcılığa yer olmadığını vurguladı.
Bayraktar, liyakat konusuna örnek olarak, geçmişte başörtüsü nedeniyle büyük bir beyaz eşya firmasından ayrılmak zorunda kalan genç bir mühendisin, bugün Baykar’da Kızılelma gibi kritik projelerde görev aldığını anlattı.
Tepkiniz nedir?
Beğen
0
Beğenme
0
Sevdim
0
Eğlenceli
0
Vay
0
Üzgün
0
Sinirli
0
Yorumlar (0)