AB ülkeleri Filistin devletini tanımaya hazırlanıyor
AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Borrell, birçok üyenin Mayıs sonuna kadar Filistin’i tanımasının beklendiğini söyledi; süreç, iki devletli çözüm çerçevesinde ilerliyor.
ACİL HOST / BRÜKSEL, BELÇİKA — 1 KASIM 2025
Avrupa Birliği’nin dış politika şefi, birçok üye ülkenin Filistin devletini Mayıs ayı sonuna kadar tanımayı planladığını söyledi. Adım, Orta Doğu’da iki devletli çözümü canlandırma hedefiyle atılırken; hâlihazırda Filistin’i tanıyan AB üyelerine yenilerinin eklenmesi bekleniyor. Süreç, Birliğin resmî pozisyonu olan “iki devletli çözüm” çerçevesinde ilerliyor.
Borrell’in mesajı ve takvim
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi, Körfez’de yapılan üst düzey buluşmaların kulislerinde, Avrupa başkentlerinde tanıma için siyasi zeminin olgunlaştığını belirtti. Bu zemin, son aylarda AB içinde benzer düşünen ülkelerin eşgüdüm arayışlarıyla güçlendi. Tanıma eşiğinin takvimli ve eşgüdümlü bir hamleyle aşılması hedefleniyor.
Kimler tanıdı, kimler sırada?
Birlik içinde Bulgaria, Kıbrıs, Çekya’nın selefi olan Çekoslovakya üzerinden Slovakya, Romanya, Polonya, Macaristan gibi ülkeler 1988’den itibaren Filistin’i tanıyanlar arasında yer aldı; İsveç ise 2014’te tanıma kararıyla Batı ve Kuzey Avrupa’da dönüm noktası oldu. Son dönemde İspanya, İrlanda, Malta ve Slovenya da tanımaya hazır olduklarını ilan etmişti. Eşgüdümlü hareket edilmesi, hem diplomatik etkiyi artırmayı hem de Birlik içindeki ayrışmaları yönetmeyi amaçlıyor.
AB’nin resmî pozisyonu: İki devletli çözüm
Birliğin çerçevesi açık: Filistin’in tanınması, 1967 sınırları temelinde güvenlik garantileri ve karşılıklı meşruiyet ilkeleriyle desteklenen iki devletli çözümün parçası olarak görülüyor. Bu yaklaşım, çatışmanın kalıcı biçimde sona erdirilmesi ve bölgesel istikrarın tesisi hedefleriyle bağlantılı ilerletiliyor.
Olası etkiler: diplomatik görünürlük ve koordinasyon
Eşgüdümlü tanıma adımı, Filistin yönetiminin uluslararası platformlardaki temsil ve müzakere kapasitesini güçlendirebilir. Diğer yandan, bazı başkentlerde ikili ilişkilerde gerilim riskini artırabileceği ve AB içinde dış politika kararlarının oydaşma ilkesine takılabileceği değerlendiriliyor. Bu nedenle başkentler, tanıma yanında barış sürecine somut katkı (insani erişim, kurumların güçlendirilmesi, ekonomik destek) paketlerini de tartışıyor.
Tepkiniz nedir?
Beğen
0
Beğenme
0
Sevdim
0
Eğlenceli
0
Vay
0
Üzgün
0
Sinirli
0
Yorumlar (0)