Atatürk'ün hastalığında geç teşhis: Hatay için sağlığını feda etti

Atatürk'ün son dönemine ışık tutan analizler, siroz teşhisinin geç konulduğunu ve Hatay meselesi uğruna tedavinin nasıl geri plana atıldığını ortaya koydu.

27.11.2025 - 06:23
Güncellenmiş: 8 Aylar önce
0
Atatürk'ün hastalığında geç teşhis: Hatay için sağlığını feda etti

ACİL HOST / ANKARA, TÜRKİYE — 12 KASIM 2025

Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün vefatının ardından gündeme gelen tarihsel analizler, hastalığın teşhisinde yaşanan gecikmeleri ve Hatay davasının Atatürk'ün sağlığı üzerindeki kritik etkisini yeniden tartışmaya açtı. Araştırmacı yazar Ercan Dolapçı’nın aktardığı bilgilere göre, yanlış teşhisler ve yoğun çalışma temposu süreci hızlandırdı.

Tıbbi imkanların kısıtlılığı ve teşhis sürecindeki hatalar zinciri, Atatürk'ün yaşam süresini etkileyen faktörlerin başında geliyor. Özellikle Hatay meselesinin çözümü için doktor uyarılarını dikkate almayan Atatürk'ün, "Ben şimdiye kadar yenilmedim, yenilemem" diyerek hastalığına meydan okuduğu belirtiliyor.

Hatay meselesi ve Mersin gezisi

Atatürk, hastalığının belirtilerinin görüldüğü 1936-1938 yılları arasında, son büyük davası olarak gördüğü Hatay meselesine yoğunlaştı. Dönemin Başbakanı İsmet İnönü'nün süreci ağırdan alması üzerine, İnönü'yü görevden alarak yerine Celâl Bayar'ı atayan Atatürk, süreci bizzat yönetti.

Hastalığının ilerlediği 24 Mayıs 1938’de, doktorların kesin itirazına rağmen Mersin'e giderek dört saat süren askeri geçit törenini ayakta izledi. Bu gövde gösterisinin hastalığın seyrini kötüleştirdiği, ancak Atatürk'ün "Hatay davasına zarar gelir" endişesiyle hastalığını gizlediği ifade ediliyor.

Kaşıntılar 'karınca ısırığı' sanıldı

Hastalığın teşhis aşamasında yaşanan aksaklıklar ise dikkat çekici detaylar içeriyor. Atatürk'ün vücudundaki kaşıntı ve kızarıklıkların başlangıçta "karınca ısırığı" sanılarak Köşk'ün ilaçlandığı, ancak asıl nedenin karaciğer yetmezliği olduğunun geç fark edildiği belirtiliyor.

Prof. Dr. Nihat Reşat Belger, Haziran 1937'deki ilk muayenesinde karaciğer bulgusuna rastlamazken, Şubat 1938'deki ikinci muayenede siroz teşhisini koydu. Dr. Asım İsmail Arar’ın siroz şüphesini dile getirmesine rağmen, o dönem yetkililerin bu ihtimali göz ardı ettiği öne sürülüyor.

Doktorların yanlış hükmü ve Afet İnan’a mektup

Atatürk'ün Fransız doktoru Prof. Dr. Noel Fissenger, hastalığın sadece alkolden kaynaklanmadığını, dengesiz beslenme ve aşırı yorgunluğun da etkili olduğunu vurgulamıştı. Atatürk ise 14 Haziran 1938'de manevi kızı Afet İnan'a yazdığı mektupta durumu şöyle özetlemişti:

"Vaziyetim şudur: Bence doktorların yanlış görüş ve hükümleri sebebiyle hastalığım durmamış, ilerlemiştir."

Uzmanlar, erken teşhis, düzenli beslenme ve istirahat ile Atatürk'ün yaşam süresinin uzayabileceğini belirtirken, Hatay'ın anavatana katılması uğruna gösterilen fedakarlığın tarihin seyrini değiştirdiğine dikkat çekiyor.

www.acilhost.net

Kaynak: Aydın Post

Tepkiniz nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenme Beğenme 0
Sevdim Sevdim 0
Eğlenceli Eğlenceli 0
Vay Vay 0
Üzgün Üzgün 0
Sinirli Sinirli 0
Editör

Editör Masası | AcilHost.Net, bilişim ve hosting sektörüne odaklanan; web hosting, bulut çözümleri, sunucu teknolojileri, veri merkezleri, siber güvenlik ve dijital altyapı alanlarındaki güncel gelişmeleri güvenilir kaynaklara dayalı olarak okuyucularına sunan bir haber platformudur. Uluslararası teknoloji haberciliği standartları doğrultusunda hazırlanan içerikler; sektör verileri, uzman görüşleri ve teknolojik yenilikler çerçevesinde analiz edilerek yayınlanır.

Yorumlar (0)

User